Realistik Güller Kimbilir hayatımız boyunca kaç kez baktık aynaya, kimbilir kaç defa karşısında hüzünlendik mutlu olduk, kimi zaman bakmak istemeyecek kadar tatsız bulduk yüzümüzü kimi zamansa peri masallarındaki bir prensesin yansımasıydı gördüğümüz. Bazen taze bir gonca gül gibi açtı yüzümüzde güller bazende hazan gülleri gibi sarardık solduk. Aslında aynalara baktığımızda gördüğümüz yüzümüzdeki ifade bütün bir hayatımıza tuttuğumuz aynaydı ve biz istedik ki yüzünüzde ve gönlünüzde ve hatta tüm hayatınızda güller hiç solmasın. Siz hep masallardaki prenses olun ve hep güller açsın gönlünüzde. İşte biz bunu gerçekleştirmek için Nil'in sularından güneşin bir başka doğduğu Roma'nın ışığından ve Atina'nın bulutundan, İstanbul'un altın olan toprağından bir avuç alıp harmanladık. Renkler iç içe geçti.
Bu renk sentezi yeni farklı renkler doğdurdu. İlkbaharıda sonbaharıda aynı anda yaşatan bu çalışma fırçamızdan cris cros olarak şekil aldı. Sonra güller dökülmeye başladı fırçadan.
Renklerin ulaşılmaz derinliğinden gelen kimisi derinlik içinde yolunu bulamadan kaybolmuş gibi buğulu kimi ''işte ben buradayım'' dercesine ayan ortada, kimi kararsız belli belirsiz ama her biri kendi melodisini söyleyerek fırçadan aynaya akıp gittiler. İşte o zaman üç boyutu oluşturdular. Aslında hayal dünyasına ait bu güller melodi duyulduğu an doğadaki realistik güller oldular.
Şimdi sizlerin kendi fırçanızla hayal dünyanızdan gelen gülleri gerçeğe döndürmenizin zamanı. Aynalara hep gülün, gülünki aynadaki gibi güller açsın gül yüzünüzde...